Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv | İletişim
Kayıt Ol! | Giriş     Beni Hatırla 
İddaa ve Bahis Portalı FCbahis´e Hoşgeldiniz!
FC Network:  FCbet FCwetten FCbahis FCkladionica FCtypy
Pazartesi 21 Ocak 2019 12:22 Toplam Üye: 18171 - Online Kullanıcı: 264
KöşE YAZıLARı
Ömer T. - 27.08.2012
Premier Lig´de 2. Haftaya Genel Bakış

SWANSEA - WEST HAM

Maça istediği gibi başlayan konuk ekip West Ham`dı. Orta alandaki dörtlüleri Swansea`nin pas kanallarına baskı uyguluyor ve rahat çıkmalarını engelliyordu. Ev sahibi ekip istediği oyunu sahada uygulayamıyordu. 20. dakikada West Ham sol beki McCartney ve kalecisi Jaaskelainen`in zincirleme hatasında Swansea golü sağ beki Rangel`le buldu. Kısa bir süre sonra bu sefer Collins`in kaleciye pası kısa düşünce araya giren Michu iyi bir dokunuşla farkı ikiye çıkardı. West Ham ilk yarıda son 10 dakika duran toplarla etkili olsa da skor üretemedi. İlk yarı boyunca bu duran toplarda Vorm kalesini iyi korudu. West Ham ikinci yarıya Vaz Te değişikliğiyle başladı. Savunmayla orta dörtlü arasında başlayan Tomkins`in yerine girdi. Bu değişikliğin dışında West Ham savunması da öne geldi. West Ham`ın taktik ve oyuncu değişikliği Swansea`nin işine yaradı ve defansın arkasına sarkmaya başladılar. Çok geçmeden bu pozisyonlardan birinde Graham`le farkı üçe çıkardılar. Aynı dakikalarda Big Sam`in Cole-Maiga değişikliği de etkili olmayınca maç o dakikalardan sonra koptu. Swansea rahat bir galibiyet alsa da West Ham`ın hediye ettiği 2 erken gol olmasaydı maçın seyri farklı olabilirdi.


MANCHESTER UNITED - FULHAM

United maça şok bir gol yiyerek başladı. Yine yan topta, ama bu sefer yerden gelen ve De Gea`nın hatası olmayan bir topta Duff konuk Fulham`ı öne geçirdi. De Gea`nın suçu olmasa da savunma yine hatalıydı. Ardından beklenildiği gibi United oyunu rakip yarı sahaya yıktı ve fazla geçmeden van Persie`nin mükemmel vuruşuyla beraberliği yakaladılar. Bu dakikadan itibaren ilk yarı boyunca oyunun kontrolünü elinde tutan Kırmızı Şeytanlar, bir korner pozisyonunda boşta kalan topta Kagawa`yla öne geçti. Rafael`in kafa golü de ilk yarı bitmeden farkı ikiye çıkardı. Fulham bu bölümde bir pozisyon yakaladı ki " olmayınca olmuyor " dedirten bir pozisyondu. Bu pozisyonda da De Gea`nın hakkını verelim. İkinci yarıda farkı açması beklenen United aksine bir görüntü çizdi. Fulham 64`te yine De Gea`nın hatalı olduğu bir pozisyonda Vidic`in kendi kalesine attığı golle farkı bir indirdi. Bu bölümden itibaren konuk ekip beraberlik için uğraşsa da bunu başaramadı. De Gea`nın izin vermediği birkaç şutları vardı. Maçın bitimine yakın şanssız bir şekilde sakatlanan Rooney de United`ın eksiklerine katıldı. Yaklaşık 1 ay sahalardan uzak kalacağı söyleniyor. Fulham için alınacak puan ekstra olacaktı ama başaramadılar. Savunmadaki isimlerden Hangeland, van Persie`nin golünde hatalıydı, genç sol bek Briggs içe yetersiz kaldı. Dembele her anlamda çok iyi bir performans sergilese de yetmedi. United cephesinde ise kale büyük bir problem olmaya devam ederken savunmanın hali de büyük sıkıntı. Tabi bunda eksiklerin de etkisi var. Bir diğer dikkatimi çeken nokta ise Kagawa ve Young. Young birinci sezonunu doldurmasına rağmen hala takımın dış mandalı gibi gözüküyor. Bu maçtaki performansını da beğendiğimi söyleyemem. Kagawa ise henüz ikinci maçına çıkmasına rağmen sanki uzun süredir United`da oynuyormuş gibi takıma ayak uyduruyor. Bu sezonki en büyük kazançları o olacak gibi gözüküyor.


TOTTENHAM - WEST BROMWICH

Lige Liverpool galibiyetiyle iyi bir başlangıç yapan West Brom`un menajeri Steve Clarke, Tottenham deplasmanına ilk maça göre ileri ucu daha zayıf ama orta alanı daha kuvvetli bir kadroyla çıktı. Tottenham`ın da iyi oyunuyla beraber West Brom ilk yarı fazla şans yakalayamadı. İlk yarı boyunca etkili olan Tottenham ekibi Bale, Lennon ve Vertonghen`le gole yaklaşmasına rağmen tüm bu isimler pozisyonları etkisiz kullandı. Tottenham`ın skor üretememesi konuk ekibin direncini de artırıyordu. Son yarım saat kala oyuna dahil olan Lukaku`nun girişinden sonra West Brom iyi hücum etmeye de başladı. Bu dakikadan itibaren konuk ekip 1-2 tane gollük pozisyon yakaladı ama yararlanamadılar. 60-75 arası hücum eden konuk ekipken golü şansının da yardımıyla bulan ev sahibi oldu. Ekotto`nun ceza sahası dışından şutu West Brom savunmasına çarparak kaleciyi yanılttı ve gol oldu. Golün ardından ataklarına devam eden konuk ekip, ilk önce direğe takılsa da uzatma dakikalarında Morrison`la eşitliği sağladı. Tottenham ilk hafta Newcastle maçında da ilk yarıyı çok iyi oynamış net pozisyonlardan yararlanamamış ama ikinci yarıda oyundan düşerek mağlup olmuştu. Bu hafta da yine benzerini yaşadılar ve öne geçtikleri maçta evlerinde 2 puan kaybettiler. Bunda AVB`nin payı olduğunu da düşünüyorum. 73. dakikaya kadar Livermore-Sandro ikilisinden birini çıkartmadı. Ayrıca topu hücumu çıkartmakta güçlük çekmelerine rağmen Sigurdsson`u da çok geç oyuna aldı. Chelsea`den kovulmadan önce oynadığı son takım olan West Brom, bu maçla AVB`ye bir darbe daha vurmuş oldu. Diğer taraftan West Brom ilk yarı kötü oynasa da Steve Clarke yaptığı Lukaku hamlesiyle ve takım son yarım saatte oynadığı oyunla takdiri hak etti.


EVERTON - ASTON VILLA

Everton maçın henüz başında Pienaar`ın ceza sahası dışından attığı golle öne geçti. Bu dakikadan itibaren hem oyun hem de skor üstünlüğünü bir daha rakibe bırakmadı. İlk yarım saatin sonunda, geçen haftaki gibi Fellaini yine bir yan topta farkı ikiye çıkardı. İlk yarının bitimine yakın Jelavic farkı üçe çıkardı. Aston Villa`nın kaleyi bulan ilk şutu ise uzatma dakikalarında Bannan`ın ayağından geldi. Aston Villa`nın kulübesi de zayıf olduğundan ikinci yarıda da pek birşey değişmeyecek gibi gözüküyordu ve öyle de oldu. İlk yarıya benzer bir ikinci yarı izledik. 60`da ikinci ve üçüncü gollerde hatası bulunan Aston Villa stoperi Clark tartışmalı bir pozisyonda son adam Jelavic`i düşürdüğü için kırmızı kart gördü. Aston Villa`nın yeni transferi El Ahmadi ceza sahası dışından attığı şutla farkı ikiye indirdi. 74`teki bu şut Aston Villa`nın kaleyi bulan ikinci şutuydu. Howard`ın normalde tutabileceği bir şuttu ama topun falsosu onu yanılttı. Kalan bölümde de oyunun kontrolü Everton`daydı. Uzatma dakikalarında bir pozisyon yakalayan Aston Villa, Weimann`la direğe takıldı. Everton rahat bir galibiyet alırken çıkışını sürdürdü. Aston Villa ise Agbonlahor`u arıyor. Topu Bent`le neredeyse hiç buluşturamadılar. Genel olarak da hücum organizasyonlarında sorun yaşıyorlar. N`Zogbia çok kötü bir maç çıkardı. Savunmada da kısa vadede çözülmesi zor gözüken problemleri var.


NORWICH - QPR

Norwich ilk haftaki ağır mağlubiyetten sonra geri dörtlünün üçünü değiştirerek başladı. Yeni transferler Bassong ve Garrido on birdelerdi. İleri uçta da Holt`la beraber Jackson başladı ve 10. dakikada rakip fileleri havalandırdı. Güzel paslar ve güzel bir ortayla hazırlanan golde QPR savunmasının zaafları yine göze çarptı. Ardından tartışmalı bir penaltı pozisyonunda, penaltı kaçsa da Zamora dönen topu tamamlayarak takımına beraberliği getirdi. İlk yarı bu skorla tamamlandı. İkinci yarıda Norwich daha iyiydi. İlk maçta başlarına bela açan ofsayt taktiğini bu sefer doğru uygulayabildiler. Karşı kalede Bassong, Snodgrass ve Martin`le 3 duran top organizasyonunda gole yaklaşan ev sahibi ekip bunlarda başarılı olamadı. Martin`in pozisyonunda direğe takıldılar. İlk maçta hatalı gol yiyen Rangers kalecisi Green`in bu maçta da topu ceza sahası dışında elle tuttuğunu ama hakemin gözünden kaçtığını da ekleyelim. Yeni transferlerle daha iyi performanslar sergilemesi beklenen Rangers yine beklentileri karşılayamadı. Norwich ise 3 puana daha yakın taraf olurken 1 puanla yetindi.


SOUTHAMPTON - WIGAN

So`ton taraftarının çok şey beklediği Lallana`nın 15. dakikada direği nişanlaması ilk yarının en önemli pozisyonuydu. Wigan ikinci yarının başında Di Santo`yla öne geçti ve gol pasını veren Maloney golde aslan payına sahipti. Golden sonra karşılıklı pozisyonlarda kaleciler başarılılardı. So`ton bu sefer stoper Hooiveld`le direği nişanladı. Maçın son dakikasında, hücuma çıkmaya çalışan So`ton savunmasından topu kapan Kone maçı 2-0`a getirdi. Kone`nin yaptığı hareket fauldü ama hakemin gözünden kaçtı. Ayrıca yeni transfer, Chelsea maçında olduğu gibi yine atması gereken bir pozisyonu kaçırdı. Moses`ın gidişiyle üzerine daha çok yük binen Maloney`nin asisti Wigan adına önemliydi. City maçından sonra beklentilerin yükseldiği ev sahibi So`ton ise ilerleyen haftalarda muhtemel düşme potası rakiplerinden birine önemli bir 3 puan kaptırdı.


CHELSEA - NEWCASTLE

Newcastle adına kayıp bir haftaydı. Maçı 2 pozisyonla tamamladılar dersem yalan söylemiş olmam herhalde. Demba Ba ve Cisse ikilisi hiç gününde değildi. Demba Ba yakaladığı fırsatı gole çeviremezken Cisse geçtiğimiz sezon bıraktığı yerde değildi. Orta alanın kilit ismi Cabaye da gününde olmayan bir diğer isimdi. Anita için pek iyi bir başlangıç olmadı. Perdeyi açan penaltıyı yapan isimdi. Genel olarak Newcastle adına söylenebilecek olumlu birşey yoktu. Chelsea ise ilk Wigan maçında olduğu gibi ilk yarı iki farklı öne geçip sonra oyunu rölantiye aldı. Farklı olan ise vites düşüren Chelsea`ye karşı rakip Newcastle`ın tamamen etkisiz oluşuydu. Torres attığı golle artık tamamen " eski Torres çok yakın " mesajını verdi. Hazard yine Torres`e asistini yaparak skora katkıda bulundu. Yine takımın yıldızıydı. Newcastle hiç gününde olmadığından Chelsea tarafını da fazla irdelemeden geçiyorum.


STOKE - ARSENAL

Arsenal kötü başlangıcına hem oyun hem de skor anlamında devam etti. Stoke deplasmanı ligin zorlu deplasmanlarından biri olsa da bu kadar kötü olmalarını beklemiyordum. İlk yarıda Podolski`yle gole yaklaşan Londra ekibi maçın son dakikalarında ise Giroud`nun akıl dolu şutuyla golü kokladı. Podolski ilk yarı daha iyi bir görüntü çizse de ikinci yarı hiç oyunda yoktu. Gervinho da sadece çalım atıyor ve aklını hiç kullanmadan oynuyor. Bu ikiliyi oyundan almak için 72 dakika bekleyen Wenger`e de ayrı bir parantez açalım. Cazorla, Sunderland maçında bıraktığı yerden devam ediyordu ki bütün yük ona yüklenince ikinci yarı tamamen oyundan düştü. Kaleye yakın noktalardan 2-3 kez duran top şansı yakalamalarına rağmen onları da çok kötü kullandılar. Yani kısacası beklentilerin çok altındaydılar. Stoke ise alışılagelen oyununu sergiledi. Top Arsenal`deyken rakibe topla oynama imkanı tanıdılar ama savunmada duvar ördüler. Yalnız bu sefer duran toplarda ve taçlarda etkili olamadılar. Dakika 80`de Pulis`in Crouch`ı çıkarması zaten tatsız oyunlarını bir kademe daha aşşağıya çekti. Bu dakikadan sonra 2 tane duran top fırsatı yakalamalarına rağmen Crouch olmadığından istedikleri gibi kullanamadılar.


LIVERPOOL - MANCHESTER CITY

" Liverpool`un City`ye 1 puan hediyesi " yorumunu yaparsak pek de yanılmış sayılmayız. İlk 15 dakikayı saymazsak - ilk dakikalarda Lucas`ın sakatlanıp yerini Shelvey`ye bıraktığını da belirtelim - karşılaşmanın hakimi Liverpool`du. İlk 15-20 dakikadan sonra oyuna yavaş yavaş ağırlığını koyan Liverpool Gerrard`ın müthiş ortası ve Skrtel`ın aynı güzellikteki kafasıyla skor üstünlüğünü ele geçirdi ve ilk yarıyı da önde tamamladı. İkinci yarıda yine oyuna hakim olan taraf Kırmızılar`dı. 60`taki Rodwell - Nasri değişikliğiyle daha önde oynamaya başlayan Yaya Toure birkaç dakika sonra Reina ve Kelly`nin zincirleme hatasında takımına beraberliği getirdi. Suarez`in frikiğiyle öne geçen Liverpool, Skrtel`in akıl almaz hatasıyla bir gol daha yedi ve 1 puana razı oldu. Suarez`in frikiğinde kurdurduğu barajla Hart`ın uzun süre sonra hata yaptığını görmüş olduk. City onlardan alıştığımız iyi oyunun çok uzağındaydı. Liverpool adına Sterling`in performansı sevindirici bir noktaydı. Kanatlarda çok az alternatifi bulunan ekibin 94 doğumlu oyuncudan aldığı katkı çok ekstraydı. Kolo Toure`ye zor anlar yaşattı. Bunun dışında sakatlanan Lucas`ın yerine Shelvey`nin girmesi de Henderson`a ince bir mesaj gibiydi.

Paylaş:
< Önceki Tüm Yazılar Sonraki >
ÖNCEKI KöşE YAZıLARı
Spor Toto Süper Lig 2012-2013 Sezon Öncesi Analizi

Liverpool 2012/13

Bidone D´ore Mucizesi
İnternette gezinirken hemen hemen her sayfa da bitkisel ilaçların mucizelerinden bahseden reklamları görmüşsünüzdür. Kimi boy uzatır, kimi sigarayı bıraktırır, kimi kelliğe çare bulur kimi de absürt konulara faydalı olduğunu anlatır. Peki ya futbolcular için de böyle bir mucize bulunmuş olsaydı.Bu mucize tam 9 yıldır var ve İtalyanlar bunu her sene kullanıyorlar...

NBA 2011-2012 - Batı Konferansı
NBA 2011-2012 sezon öncesi analizimize Batı Konferansı ile devam ediyoruz.

NBA 2011-2012 - Doğu Konferansı
Uzunnnca süren bir aranın ardından tekrar bu güzel ve tartışmasız en kaliteli ligi izlemek bizler için kesinlikle büyük keyif olacak. Bu sene lock out nedeniyle normale göre biraz daha kısa bir lig olacak olsada kesinlikle izleyenleri tatmin edeceğine eminim. Sizler için ligin başlamasına sayılı günler kala takımları kısaca değerlendirmek istedim. Takaslar , yeni oyuncuları ve takımların durumlarına dilim döndiğince sizlere anlatmaya gayret edeceğim. İlk önce doğu konferansı ile başlayalım...

Toplam Kazanç
Aslan343.70 
Arman202.35 
Pusat147.08 
Praee45.13 
Gerrard8-0.30 
Toplam Getiri (%)
Arman+20.00 
Praee+3.93 
Aslan+2.16 
Pusat+1.98 
Gerrard8-0.56 
Aylık Kazanç
Pusat0.00 
Dincenzo0.00 
BahisBG0.00 
Mesut0.00 
Gerrard80.00 
Form Durumu
Arman8-1-1 
BahisBG8-0-2 
Svskn6-0-4 
Zeus6-0-4 
Hakan5-0-5 

FCbahis Reklam
Plus500
Köşe Yazıları
2015-2016 Sezonu Ligue 1
Arda S. - 31.07.2015

2014-2015 La Liga Sezon Öncesi Analizi
Aylin B. - 20.08.2014

İspanya Milli Takım Analizi
Aylin B. - 10.06.2014

Dünya Kupasında Gruplara Genel Bakış
Mete B. - 08.06.2014

Tüm Yazılar
Kısaca FCbahis
 İddaa Tahminleri0
 Yazarlar23
 Online Kullanıcı265
Link Ekle | Partnerler | Reklam | Yazarlık | İddaa | Bahis Şirketleri | Bahis Sözlüğü ©2003-2014 FCbahis.com | Yasal Uyarı