Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv | İletişim
Kayıt Ol! | Giriş     Beni Hatırla 
İddaa ve Bahis Portalı FCbahis´e Hoşgeldiniz!
FC Network:  FCbet FCwetten FCbahis FCkladionica FCtypy
Pazartesi 21 Ocak 2019 12:27 Toplam Üye: 18171 - Online Kullanıcı: 268
KöşE YAZıLARı
Ömer T. - 19.09.2012
Premier Lig´de 4. Haftaya Genel Bakış ve Notlar

NORWICH – WEST HAM

Oyuna iyi başlayan konuk West Ham’dı. İlk 15-20 dakikada skor üstünlüğünü de ele geçirebilirlerdi, ama yapamadılar. Bu dakikalardan itibaren Norwich ağırlığını koymaya başladı ve maç sonuna kadar da oyunun hakimi olan taraf oldular, ama onlar da skor üretmeyi başaramadılar ve maç golsüz berabere tamamlandı. 1 puandan mutlu olması gereken bir taraf varsa o West Ham olmalıdır diye düşünüyorum. Maçtan önce ilerleme kaydettiğinden bahsettiğim Norwich savunmasının maçı gol yemeden tamamlaması onlar adına önemli bir artı. Ama beklerden Garrido’nun hücuma hiç katkı sağlayamaması ve Martin’in çıkışlarının da başarısız olması o bölgedeki zayıflıkları olarak göze çarpıyor. Orta alanda ise bireysel olarak iyi performanslar vardı. Pilkington’ın yokluğunda forma şansı bulan Surman, özellikle attığı paslarla takımın en dikkat çeken ismi olurken diğer kanattaki Snodgrass da fena işler yapmadı. Howson da yine iyi bir performans sergilerken genel olarak pek beğenmedim Johnson da iyi maçlarından birini çıkardı. Hücum bölgesindeki ikiliden Holt yine hayal kırıklığı yarattı. Jackson ise yakalandığı 3 ince ofsayttan en azından birinden kurtulabilseydi belki takımını öne geçiren isim olabilirdi. Oyuna sonradan dahil olan genç Kane ise son dakikalarda iki net fırsat yakalamasına rağmen bunlardan yararlanamayarak ilk maçında çok önemli bir fırsatı tepti.  West Ham cephesinde iyi olarak bahsedebileceğimiz Diame vardı. Maça çok iyi başlayan oyuncu hem kaptığı toplarla hem de yarattığı pozisyonlarla ve çalışkanlığıyla ön plana çıkan isimdi. Hatta bir ara Ronaldo’luğa bile soyunduğunu söyleyebiliriz. Tek sıkıntısı Wigan’da da olduğu gibi son vuruşlarda göze çarpıyor. Nolan ve Vaz Te potansiyellerinin altında performanslar sergilerken Carroll’ın yokluğunda  hedef santrafor görevini üstlenen Cole ise çok etkisizdi. Yerine dahil olan Maiga da aynı performansı devam ettirdi. Geçtiğimiz haftalarda rakibin savunmadan çıkışlarındaki pas kanallarına iyi baskı uygulayan West Ham bu maçta bunu da başaramadı. Savunma tarafına bakarsak sol bek zaafiyeti devam ederken, stoper mevkisinde görev yapan Collins yine West Ham taraftarının yüreğini ağzına getirecek pozisyonlara sebep oldu. West Ham cephesi adına Carroll’ın dönüşünü dört gözle bekleyeceklerini gösteren bir karşılaşma oldu. Norwich tarafı ise eğer bu oyununu devam ettirebilir ve forvetlerinden yeterli katkıyı alırsa can yakan bir takım olabilir.


QPR – CHELSEA

Chelsea maça iyi başlayan taraftı. İlk yarıda Julio Cesar iki kurtarışla kalitesini konuştururken Hazard yine bir penaltı yaptırmanın köşesinden döndü. İlk yarıda yapılan mecburi Fabio – Onuoha ve Johnson – Mackie değişiklikleriyle hamle hakkı kısıtlanan QPR buna rağmen ikinci yarıda daha baskılı olan ve daha çok pozisyona giren taraftı. Park ve son bölümde Zamora’yla iki net fırsattan yararlanamadılar. Bu yarıda geçtiğimiz sezondan kesitler izleten Chelsea son dakikalarda Hazard’ın boş pozisyonu kaçırmasıyla maçın sonucunu değiştirmeyi başaramadı. Maçın ilk yarım saatlik dilimi dışında, Hazard ilk üç maçtaki etkinliğini gösteremeyince tatsız bir Chelsea izledik. Ramires’in yine etkinliği ve çalışkanlığı, Luiz ve Ivanovic’in iyi performansları Chelsea adına olumlu noktalardı. Hazard son dakikalarda ondan beklenen bir vuruş yapsa, oyuna sonradan dahil olan Moses da asistini yapmış olacaktı. Savunmada sıkıntılar yaşayan Rangers’ın kalesini gole kapatması önemli bir artıydı. Kaleci Cesar’ın da bunda katkısı vardı. Bu maç için asıl değinmek istediğim konu Hughes ve tercihleri. Benim bakış açıma göre çok yanlış tercihler yapıyor. Elinde Hoilett gibi bir oyuncu varken sol kanatta Park’ı kullanmasını anlayamıyorum. Taarabt gibi bir oyuncuyu hiç oyuna dahil etmemesi de bir o kadar anlamsız geliyor. Belki sorunlu bir oyuncu olabilir ama ondan yararlanmak da menajerin görevi. Johnson çıkıp Mackie gireceğine Taarabt girebilir ve takım 4-4-1-1’e dönebilirdi, çünkü Mackie Johnson’ın bölgesinde görev yapabilecek bir oyuncu değil. Yeri gelmişken Mackie’yi beğendiğimi de ekleyeyim. Geçtiğimiz sezon boyunca yedekten gelmesine rağmen ve oyuna girdiği her maç takıma dinamizm getirip skora katkıda bulunmasına rağmen hala yedek soyunduğunda tepki göstermeyen bir isim. Senelerdir yerinde sayan Phillips’in yerine tercih edilse daha çok katkı vereceğini tahmin ediyorum. Sonuç olarak yeni bir takım olabilirler ama bu kadroyla daha fazlasını yapmaları gerekiyor.


SUNDERLAND – LIVERPOOL

Hafta içinde Hillsborough ile ilgili belgelerin açıklanması nedeniyle duygusal anlamda değişik bir başlangıca sahip olan bu karşılaşmaya Liverpool ekibi birkaç değişiklikle başladı. Solda oynayan Sterling sağa geçerken onun yerine Suarez kaydılırdı ve Borini ileri uçta başladı. Orta alandaki üçlüde ise Shelvey daha önde başlarken Allen – Gerrard ikilisi daha geride başladı. Yeri değiştirilen Borini ilk yarıda iki fırsat yakalasa da bunlardan yararlanamadı. Fletcher ise yine fırsatçılığını konuşturarak golünü attı. Johnson ve Gerrard’la ( Gerrard’ınki dışına vurdu ) iki kez direği vuran Liverpool bir puanı Suarez’e hediye edilen golle kurtardı. 1-0`a kadar iyi olan taraf Liverpool’ken golden sonra devreye kadar maç dengedeydi. İkinci yarıda yine iyi olan taraf Liverpool’du ama bu oyun sadece 1-1`e yetti. Liverpool’da Sterling yine takımın en iyisiyken sol bekteki çıkışlarıyla sağdaki kadar iyi performanslar gösteremeyen Johnson bu sefer solda takımın bir diğer iyi ismiydi. Hücumda Borini dışında organizasyonu yine geçen sezonki oyuncular yapsa da tamamı yeniden yapılanan Rangers kadar kopuk oynuyorlar. Sistemini paslaşmalar üstüne kuran menajer Rodgers’ın bu oyuncularla istediği uyumu sağlayabilmesi için uzun zaman gerekiyor. Sunderland cephesinde ise beklediğimin altında bir performans vardı. Oyunu Liverpool’a bırakıp hızlı hücumlardan faydalanmaya çalıştılar. Fletcher bonservisinin hakkını vermeye devam ederken golde aslan payına sahip olan Gardner’ın da hakkını verelim. Ligin, takımını yakmaya müsait savunmacılarından Bramble ikinci yarıda dahil olduğu oyunda yine sıfatının hakkını verdi. Liverpool hücum organizasyonlarındaki paslaşmalarda zorlanırken Suarez’e yaptığı asistle takımını belki de üç puandan etti. Yeri gelmişken Sunderland’in bireysel olarak tek zayıf noktasının bana göre Cuellar’ın stoperdeki eşi olduğunu belirteyim ( O bölgede oynayan isimlerden kim olursa olsun ). Sunderland adına iyi oynamadıkları bu karşılaşmada alınan 1 puan fena sayılmaz. Liverpool adına ise kısa vadede problemler devam edecek gibi gözüküyor. Çünkü yukarıda belirttiğim gibi, Rodgers pas üstüne dayalı bir oyun oynatıyor ve Liverpool’da şu anda en kötü yapılan iş bu paslaşmalar.


ARSENAL – SOUTHAMPTON

Arsenal’in ilk yarıda 4-1’i yakaladığı ve bu nedenle erkenden kopan bir karşılaşma oldu. 4 golün 2’si So’ton savunmacıları Clyne ve Hooiveld’den geldi. Podolski frikikten ağları bulurken Gervinho da 2012’deki ilk golüne imza attı. İkinci yarıda da benzer bir tarife devam ederken Arsenal 6-1’lik farklı bir galibiyet aldı. So’ton savunmasının United ve City maçlarındaki hatalarını ve Arsenal’in Emirates’deki rakip ceza sahası önüne kamp kuran oyununu düşündüğümüzde 6-1’lik skor çok şaşırtıcı gelmiyor, ama yine So’ton’ın o maçlardaki hücum organizasyonlarını düşününce biraz daha maçın içinde olmaları beklenirdi. Burada da yedikleri goller ön plana çıkıyor. Henüz ilk yarıdan kendi kalelerine iki gol attıklarında aslında kendi fişlerini kendileri çekmiş oldular. İlk yarıda Hooiveld’in yerine giren Yoshida da, Gervinho’nun ilk golünde adamını kaçırarak golün mimarı oldu. Lige yeni çıkan bir takım olarak hücum organizasyonlarını çok bilinçli ve akıllıca bulduğum bir takım olmalarına rağmen eğer savunmada vites artıramazlarsa hem takımın hücum yönüne yazık olacak hem de ligde tutunmaları zor olacak. Maç çok erkenden koptuğundan Arsenal için de pek sağlıklı yorumlar yapılabileceğini düşünmüyorum.  İlk olarak yenen tek golü kaleci Szczesny’nin armağan ettiğini belirtelim. Podolski %100’lük pas istatistiği ( 31/31 ) ve attığı golle Arsenal’in en dikkat çekici ismi olurken Cazorla ve Arteta yine takımın iyilerindendi. Gervinho’nun ve oyuna sonradan dahil olan Wallcott’un gol atmaları önemliydi, ama zaten farka gitmiş maçlarda değil kitlenen maçlarda bu katkıyı vermeleri gerekiyor.


MANCHESTER UNITED – WIGAN

Rotasyona giderek Valencia, van Persie ve Kagawa’yı kulübede başlatan United, ilk yarıdı kilidi açmayı başaramasa da ikinci yarıda 15 dakikada bulduğu 3 golle maçı koparmasını bildi. İlk kez forma şansı bulan Büttner 1 gol 1 asistle maçı tamamlarken 3-0’dan sonra  oyuna giren Powell da United’ın dördüncü golünü atarak skoru belirledi. Beklenildiği gibi bir 90 dakika olduğunu düşünüyorum. United rotasyon nedeniyle ilk başta biraz zorlansa da bir türlü kilidi açmayı başardı. İlk yarıda Welbeck’in yakaladığı birkaç pozisyonu van Persie yakalasaydı muhtemelen kilit ilk yarıdan açılırdı. Welbeck demişken kendini yere atarak bir penaltı kazandığını ve Hernandez’in kullandığı penaltıyı Al Habsi’nin kurtardığını ekleyelim. Geçtiğimiz sezon Young’ın bu şekilde iki penaltı kazanması eleştiri oklarının United’a yönelmesine neden olmuşken Welbeck’in bu anlamsız hareketine hiç gerek yoktu. Kilidi açan Scholes yaşına rağmen hala maksimum katkıyı veriyor. Yaşı ilerleyen Evra’nın yerine yavaş yavaş monte etmek amacıyla transfer edilen Büttner için ölçü alınacak bir rakip yoktu ama ufak tefek hatalarına rağmen olumlu sinyaller verdi. Wigan cephesinde böyle bir deplasmanda, orta alanın ortasındaki ikili McArthur ve McCarthy’nin yüksek paz yüzdeleri tek olumlu nokta olarak göze çarparken savunmaları yine zayıf halka olarak dikkat çekti. O savunmada da en dikkat çeken isim Ramis’ydi. İkinci golde uzaklaştıramadığı top başlarına bela olurken üçüncü golde de Büttner’e müdahele edemedi. Yine üçüncü golde Büttner’in, Ramis’den önce Boyce ve McCarthy’yi de rahat geçmesi Wigan’ın takım savunması adına oturup tekrar tekrar izlenmesi gereken bir pozisyon. Çünkü Premier Lig’de böyle narin savunmalar affedilmiyor. Bunların dışında takım olarak United kalecisi Lindegaard’ı pek rahatsız edemediklerini de ekleyelim. Wigan adına hedef bir maç olmadığından ve arada önemli güç farkları olduğundan normal bir sonuç.


FULHAM – WEST BROMWICH

  • Odemwingie’nin 38’de gördüğü kırmızı kart maçın kırılma anı oldu.
  • Bu dakikaya kadar da Fulham’ın Craven Cottage’da izlemeye alıştığımız baskılı oyununu izledik.
  • Fulham ilk yarıyı Berbatov’un 32 ve 45. ( penaltı ) dakikalarda attığı gollerle 2-0 önde tamamladı.
  • İkinci yarıya Fortune – Brunt ve Long – Lukaku değişiklikleriyle başlayan menajer Clarke yine takımının silkelenmesini sağladı, ama 10 kişi oynamaları nedeniyle yakaladıkları pozisyonları baskıya dönüştürmeyi başaramadılar.
  • İkinci yarıda bir ara “ son 5 dakikadaki topla oynama oranlarında “ WBA %80’lere dayandı.
  • Fulham’ın maçı bitiren hamlesi 89. dakikada oyuna sonradan giren Kasami’nin yarattığı pozisyonda Sidwell’den geldi.
  • Fulham’ın 10 kişilik WBA karşısında 45 dakika boyunca maçı kopartamaması ve rakibe geri dönüş imkanı tanıması onlar adına eleştirebileceğimiz noktalardan biriydi.
  • Fulham adına Berbatov, Kacaniklic ve Riether maçın adamlarıydı. Berbatov iki golle Craven Cottage’a merhaba derken Kacaniklic ilk golde çok güzel bir asist yaparken penaltıyı da kazandıran isimdi. Riether ise sağ kanattan yaptığı bindirmelerle özellikle kendi sahalarında rakibe baskı kurdukları maçlarda çok etkili olabileceğinin sinyallerini verdi.
  • Dembele’nin gidişinden sonra bu işin Sidwell’le olmayacağını da bir kez daha belirtelim.
  • WBA cephesine ise yine menajer Clarke’ın hakkını verelim. Devrede iki değişiklikle oyuna müdahele etti ve ikinci 45. dakika takıma 10 kişi olmalarına rağmen pozitif bir oyun oynattı.


READING – TOTTENHAM
  • Tottenham için kolay bir galibiyet oldu, ama ikinci golü bulup maçı koparmak için çok beklediler.
  • Reading’te olumlu olarak göze çarpan bir isim yokken savunma zaafları dikkat çekti.
  • En göze çarpan isim Lennon’ı karşılayan 35’lik Harte oldu. Onun dışında da savunmanın ortasındaki ikili, pozisyon almada çok basit hatalara imza attı.
  • Defoe’ya atılan toplarda iki oyuncunun da aynı tarafı kapatması ( ki böylece Defoe topu diğer tarafa çekip çok kolay sıyrılma şansı yakalıyor ) bunun en güzel örneğiydi.
  • Tottenham’ın ikinci golünde, olduğu yerde bir süre bomboş duran Bale’ı kimsenin tutmaması da açıklanabilir bir durum değildi.
  • Tottenham’da ilk golde asist Lennon ve gol Defoe’ya yazılmasına rağmen Lennon’a akıl dolu bir pas atan Sigurdsson’un payı büyüktü.
  • Dembele fark yaratan isimlerden biriydi.
  • Defoe da uzun süredir en iyi oyunlarından birini çıkarırken son goldeki yaklaşık 50 metrelik top sürüşü izlemeye değerdi.


EVERTON – NEWCASTLE
  • Everton’ın ilk yarıda koparması gereken bir karşılaşmaydı. Bunu başaramamalarının faturası 2 puan oldu.
  • İlk yarı boyunca sol kanattaki Baines – Pienaar işbirliğine ortak olan Fellaini’nin oluşturduğu üçlüyle o kanadı kevgire çeviren bir Everton vardı. Devreye tek farklı önde girseler de farkın 2-3 olması işten bile değildi.
  • Pardew, Ba’yı yedek bırakıp Marveaux’yle başlayarak orta alanı kalabalıklaştırmayı planlamıştı ama Marveaux ilk yarıda yokları oynayınca ikinci yarıda onun yerine Ba oyuna dahil oldu.
  • Henüz ikinci yarının başında Howard’ı hazırlıksız yakalayan Ba skoru eşitledi.
  • İkinci yarı ilk yarıdan farklı geçerken ibre Newcastle’a dönmüş gibiydi ama iki net golü hakem hataları nedeniyle sayılmayan taraf Everton’dı. Bu pozisyonlar belki “ hakem görmedi “ şeklinde açıklanabilir. Ama bu pozisyonlardan birinin devamında Ben Arfa’yla hızlı hücuma çıkan Newcastle rakip savunmayı 3’e 1 yakalamıştı ( ki pozisyonun devamında Ben Arfa o 1 kişiyi de geçmişti ), ama hakem Ben Arfa’ya faul yapıldığı gerekçesiyle bu pozisyonu kesti ki avantaja bıraksa 3 Newcastle’lıyla karşı karşıya kalan Howard muhtemelen topu ağlarında görecekti.
  • 88’de Anichebe’yle öne geçen Everton 90’da Ba’ya engel olamayınca ilk yarıda kaçırdıklarının faturasını ödemiş oldu. Ba’nın golünde topu ona indiren Shola Ameobi’nin hakkını da teslim edelim.
  • İlk yarıda şiir gibi oynayan Everton ikinci yarıda farklı bir görüntü çizerken Newcastle cephesi çok önemli eksiklerine rağmen yıldızı Ba ile 1 puan almayı başardı.


ASTON VILLA – SWANSEA
  • Aston Villa haklı bir galibiyet aldı. Maç boyunca kontrolü elinde bulunduran ve doğruları sahaya yansıtan ekip Villa’ydı.
  • Swansea adına silik bir 90 dakikaydı. Ashley Williams’ın ilk yarıdaki kafası ve son dakikalarda Moore’un pozisyonu dışında gole fazla yaklaşamadılar. O pozisyonlarda da Guzan’ın geçtiğimiz haftaki başarılı oyununu devam ettirdiğini belirtelim.
  • Aston Villa menajeri Paul Lambert’ın kazanan kadroyu bozmayıp Agbonlahor’u kulübede başlatması güzel bir hareketti. Geçtiğimiz haftakine benzer, Weimann’ın biraz daha ileride olduğu bir dizilişleri vardı. Bu formasyonla doğru on biri yakalamış gibiler.
  • Benteke’nin ilk maçında attığı ilk golün mimarı Swansea stoperi Ashley Williams oldu. Williams’ın kaleciye pasında araya giren Benteke topu ağlarla buluşturdu.
  • Bence Villa adına tek problem hala topu Bent’le buluşturacak organizasyonlarda yaşanıyor. N’Zogbia ve özellikle Agbonlahor’dan gelecek katkılarla bu problem aşılabilir. Zamanında potansiyeli olduğunu düşündüğüm Ireland senelerdir oyununun üstüne hiç koyamadı.
  • Benteke, Agbonlahor, N’Zogbia ve Albrighton’ın da bu takıma katılacak isimler olduğunu düşündüğümüzde Villa adına ilerleyen haftalarda daha olumlu konuşabiliriz.

Paylaş:
< Önceki Tüm Yazılar Sonraki >
ÖNCEKI KöşE YAZıLARı
Premier Lig´de 3. Haftaya Genel Bakış

Premier Lig´de 2. Haftaya Genel Bakış

Spor Toto Süper Lig 2012-2013 Sezon Öncesi Analizi

Liverpool 2012/13

Bidone D´ore Mucizesi
İnternette gezinirken hemen hemen her sayfa da bitkisel ilaçların mucizelerinden bahseden reklamları görmüşsünüzdür. Kimi boy uzatır, kimi sigarayı bıraktırır, kimi kelliğe çare bulur kimi de absürt konulara faydalı olduğunu anlatır. Peki ya futbolcular için de böyle bir mucize bulunmuş olsaydı.Bu mucize tam 9 yıldır var ve İtalyanlar bunu her sene kullanıyorlar...

Toplam Kazanç
Aslan343.70 
Arman202.35 
Pusat147.08 
Praee45.13 
Gerrard8-0.30 
Toplam Getiri (%)
Arman+20.00 
Praee+3.93 
Aslan+2.16 
Pusat+1.98 
Gerrard8-0.56 
Aylık Kazanç
Pusat0.00 
Dincenzo0.00 
BahisBG0.00 
Mesut0.00 
Gerrard80.00 
Form Durumu
Arman8-1-1 
BahisBG8-0-2 
Svskn6-0-4 
Zeus6-0-4 
Hakan5-0-5 

FCbahis Reklam
Plus500
Köşe Yazıları
2015-2016 Sezonu Ligue 1
Arda S. - 31.07.2015

2014-2015 La Liga Sezon Öncesi Analizi
Aylin B. - 20.08.2014

İspanya Milli Takım Analizi
Aylin B. - 10.06.2014

Dünya Kupasında Gruplara Genel Bakış
Mete B. - 08.06.2014

Tüm Yazılar
Kısaca FCbahis
 İddaa Tahminleri0
 Yazarlar23
 Online Kullanıcı265
Link Ekle | Partnerler | Reklam | Yazarlık | İddaa | Bahis Şirketleri | Bahis Sözlüğü ©2003-2014 FCbahis.com | Yasal Uyarı